20 Aralık 2013 Cuma

Kategoriler ve İbn Sina el-Mekulât Kategoriler

((KategorilerIe iIgiIi önbiIgi vermesi açısından bir makaIeye atıf yapıp İbn Sina KategoriIerindeki temeI kavramIara geçmeyi düşünüyorum. Aşırı kısa ve kopuk ama öncesindekini anIayınca ve buradaki özet yeterIi oIur sanırım.))

Medhalde zati ve arazi hakkında konuşan İbn Sina Kategoriler'de cevher araz dan bahsediyor.
(10 kategori var 1. si cevher 9'u araz)

Semih Atiş, 'Kategoriler' Hakkında Dört Metin -Rıza Tevfik, İsmail Fennî Ertuğrul, Ali Sedad ve Sırrı Giridî-, Kutadgu Bilig Felsefe-Bilim Araştırmaları Dergisi, s. 5, Mart 2004, İstanbul. 

 
Giriş [[aynen aIdım]]

"Mesele kategorilerin varlık, düşünce (=akıl veya duyu) ve dil'den hangisine ait olduğu ile ilgiliydi ve alâka gösterilen başlıca cihet, en başta marifet nazariyesi olmak üzere çeşitli sahaları kapsamaktaydı. Mesela Empirizm-Rasyonalizm tartışmaları bu kabildendir
Kategoriler bahsi ... öne sürülen yaklaşımların varlık alanını bütünüyle tüketip tüketemeyeceği sorununa (hasr davasına) da yol açmıştı. Bir diğer sorun ise 'Kategorilerin mahiyeti meselesidir ki bu çetin mesele de 'küllîler' tartışmasını doğurmakla kalmamış, aynı zamanda -bilhassa Batı'da- Realizm, Nominalizm, Konseptualizm gibi belli başlı üç akım tarafından doğal sonuçlarına değin götürülmesine yol açmıştır.
Kategoriler meselesi bir yönüyle de tasnif-i ulum ile alakalıdır; zira birbirinden farklı varlık tasavvurlarının yine birbirinden farklı bilgi tasavvurları tevlid edeceği gayet tabii idi. Nitekim böyle de olmuştur [Nitekim ilimler tasnifinin (Tasnif-i ulum veya Tekasim-i ulum bahsinin) metafiziğin füruâtından addolunması bu sebepledir.]''

İbn Sina Kategoriler kitabının aslında Metafizikte incelenmesi gerektiği; ama Aristo mantığın başında incelediği için kendisinin de mantığın başında almak zorunda kaldığı, ama Kategorileri mantığın başında incelemenin çeşitli yanlış anlaşılmalara yol açabileceğine dair öngörülerde bulunuyor.

Semih Atiş'in bu makalesinde ele aldığı dört metinden Rıza Tevfik'in metni en geniş kapsamlı ve anlaşılmaya en müsait metin; diğerleri özet mahiyetinde, konuyu dağınık olarak bilen kişilerde toparlayıcı etki yapacak şekilde yazılmış. 

Rıza Tevfik'in metni ise kategorileri hiç bilmeyen bir kişiye anlatır gibi anlatmış ve kavramın tarihi gelişimini de ele almış harika bir metin.

Metinlerdeki Kategori tanımları 


[[Tırnak işaretsiz kuIIandığım yerIer de asıI metinde aynen geçiyor]]

İ. Fennî Ertuğrul

Categoria Mahmul
yani bir mevzuya isnad olunan sıfat demektir
Maksad mahmulün suret-i isnadıdır.
Aristo, bu suret-i isnadiyye'yi yani bunları teşkil eyleyen muhtelif nisbetleri 10 nev'e tefrik ederek bunlara Mekulat-ı Aşere tesmiye etmiştir.

Her cümle ve kelamda iki had vardır [taraf?]
mevzu mahmul

Kant Aristo'nun listesinin usul ve kaide dairesinde yapılmamış addeder ve hükümler hakkında ale'l-usul [metod!!] diğer bir liste yapmıştır.

aslında 4 tane kategori var ama her birinde 3 er tane olmak üzere toplam 12

Keyfiyet=== icab, selb, tahdid
Kemmiyet=== Vahdet, kesret, külliyet ((imtidad matematik))
Nisbet=== Cevher sebebiyet müşareket ((Mekulat-ı kuvaiyye dynamiques))
Cihet=== Hakikat, imkan vücub ((Mekulat-ı kuvaiyye dynamiques))
(Cihât-ı hüküm (modalites) 3'tür Zaruret imkan imtina. Kant imtina yerine hakikat'i ikame ediyor.)


Ali Sedad


Malumatın mekulat-ı aşereye taksimi
Hakayıkın tertib-i tabiisine muvafık mıdır

Port Royal mantıkçıların bu taksimin bir emr-i itibarîden ibaret olduğu düşünüyor..

Mütekellimûn malumatın 10 kategoriye hasrını caiz görmüyorlar.
Çünkü bazı umur-ı itibariyye bunlardan hariç kalmış
ve Bazıları da aslında umur-ı itibariyyeden ibaret olmakla hakayıktan addolunmuş.

[umur-ı itibariyye, hakayık]

Hükema ile mütekellimun arasındaki fark

Hukema cevheri cisim ve mücerredât olmak üzere ikiye ayırıyor
Mütekellimûn ise mücerredât-ı reddederek cisimleri cüz-la-yetecezzâdan mürekkeb addediyorlar. Bu yüzden Mütekellimûn'da
cevher; cisim ve cevher-i ferdden oluşur şeklinde taksim edilebilir. 

Rıza Tevfik


Mekulat yunancasının tam tercümesi [kavl=söz'den] söylenen söz demek.

[Rıza Tevfik'in hakkında yazılan yazılarda Yunanca bildiğinden pek bahsedilmiyor. Ama Yunanca cümle olarak alıntı yapıp anlamı da şu oluyor diye cümlede kullanıyor. Bir şekilde Yunanca ile ilgilendiği anlaşılıyor.]
[Rıza Tevfik'in açıklamalarından mekule'nin sınıf demek olduğu anlaşılıyor. Zaten yüksek cinsler de bu anlama geliyor.]

Halk lisanında mekule muhakkirane kullanılıyor [[yöntem oIarak bundan bahsetmesi harika]]
Mesela 'hacer şecer [taş, ağaç] mekulesinden', 'serseri mekulesinden' deriz ama 'efendi, kibâr [sosyete] mekulesinden' demeyiz.

[Mekule'nin mekulât ın tekili olduğu açık.]

Istılahta mekulât
Bizce tasavvuru mümkün olan en büyük, en vasi sınıfları gösterir birtakım kelimâttır. Onların heyet-i mecmuası, malumatımızın en basit, fakat en geniş kadrosunu (cadre) teşkil eder.
Mesela tek tek ağaçlar biliriz erik ağacı, ceviz ağacı, çınar ağacı vs. Bunların cümlesini bir kadro dahiline alıp da bir sınıf teşkil edersek ağaç mekulesi deriz. Bu suretle maden mekulesinden ve hayvan mekulesinden o sınıfı temyiz etmiş oluruz.
Burada dahî kalmayıp kadromuzu genişletebiliriz.
ağaç maden ve hayvan arasında bir 'vasf-ı müşterek' bulabilirsek yalnız onu esas tutarak o üç muhtelif sınıfı birleştip daha geniş bir sınıf teşkil edebiliriz; faraza maddiyat mekulesi.

Bu muamele-i zihniyyenin istikra'dan [[Tümevarım]] ibaret olduğu zahirdir. [[Burhan'da İbn Sina cins ten türe gidecek bir nevi TümdengeIim]] Zira cüziyâttan külliyâta irtika suretiyle hareket ettiğimiz aşikardır. Bunda da tecrid (abstraction) ve ta'mim (generalistion) başlıca şartlardır. Her ferdin (individu) hüviyet-i şahsiyesini teşkil eden keyfiyet-i hususiye'yi (proprietes particulieres) ayırıp atmadıkça yani tecrid etmedikçe efrâd-ı mütenevvia arasında ir vasf-ı müşterek olan keyfiyeti bulamaz yani birçok vücuh ile birbirlerinden farklı olan şeylerin -esasi bir vechile- müteşâbih olduklarına hükmedemeyiz. Müşabehet keyfiyetini esas tutup tamim-i hüküm edemezsek bir mekul-i küllî'ye peyveste olamayız. 

((Ecnâs-ı âliye'ye irtika edebilmek için zihn-i beşerin ne suretle hareket edebildiğini herkes bilir. İbtida-yı emirde ale'l-infirâd idrak ve telakki edebildiğimiz mevcudât-ı muhtelife arasında müşâbehetler (ressemblence) görmeye başlıyoruz; sonra bir vasf-ı müşterek teşkil eden o müşabehetleri esas ittihaz ederek birçok efradı bir kadro içine alıyoruz ve bir sınıf (classe) vücuda getiriyoruz. Bilahare bu sınıflar arasında dahi münasebetler ve müşabehetler keşfedip bu sefer hepsinden daha geniş bir sınıf teşkil ediyoruz. ve böylece birçok sınıfları yekdiğerine irca (rediuire) ede ede -gittikçe daha büyük- kadrolar içine derc (integrer) etmiş oluyoruz. Bu muamelenin nihayetinde vasıl olduğumuz ecnâs-ı âliye (genres suprêmes=summa general) işte feylesofların mekulat dediği en vasi kadrolardır.))

Anlaşılıyor ki yaptığımız yalnız tasniften (classification) başka bir şey değildir.
Tasnif mantıkta tarif (definition) için esastır. Ulum-ı tabiiyyede (sciences naturales) dahi malumatımızı zabt u rabta almak için labüdd bir şarttır.

[Dipnottaki bir kitap (Friedrich Adolf) Trendelenburg (1872) yalnız Kategoriler bahsi için bir tarih-i felsefe yazmış. Yazarın burayı epeyce kullandığını düşündürüyor bu dipnot. Almanca öğrenip teyid etmek iyi olurdu.]
[[Trendelenburg A., Historische Beitrage zur Philosophie. Vol I. Geschicte der Kategorienlehre. Berlin 1846.]]

(Hindlerde bütün mevcudatın erkân-ı asliyesi cevahir-i maddiyyedir bu cevahirin birtakım arazları da vardır. Alemde olan her şey bu altı sınıfın kadrosu dahilindedir ilim ve hikmetin zübdesi de budur.
1. dravja cevher. 9'dur: toprak, su, ziya, hava, esir (ether), zaman, mekan, ruh, manas (hiss-i samimi sens intime)
cevahir-i mezkûre bilcümle efâl ve keyfiyâtın mahallidir.
2. guna keyfiyet ve sıfat 24 tür 9 u keyfiyât-ı makule nevini teşkil eder: akıl, zevk, elem, arzu, nefret, iradet, rezilet, fazilet.
3. karma yani fiil dir (action) 5'tir.
4. samanja yani hasais-i müşterekedir -Mantık manasıyla- fârıka-i cinsiyet ve neviyet demektir.
5. Viceshna yani farktır Mantıkta hassa dediğimiz keyfiyettir.
6. Samanaya izafet)

(Yunan-ı Kadim'de Mekulat
Platon'da idealar (a'yân-ı sâbite, mâhiyât) "hakayıı eşyâ" olmak üzere telakki edilir ve yalnız onların mevcudiyet-i müstakillesine inanılır.
İdealar "Mahiyât-ı eşyâ-yı maddiyyenin en güzel ve en mükemmel nümunlarıdır" diye iddia etmiş ve bunlara enmûzec-i evvel (prototype) demiştir
Bu numûnelere kadar çıkabilmek için mevcûdât-ı münferide ve eşyâ-yı mütenevviadan tecrid-i fikr ü nazar etmek ve kesretten vahdete, cüzden külle doğru gitmek şart idi. Platon zihnin bu i'tilâ-yı mantıkîsine (dialectique) diyor ki kendi usulüdür (methode)

Anlaşılıyor ki bu filozofun idealar dediği mahiyât, zaten birtakım ecnâs-ı âliye nunûnelerinden başka birşeyler değildir. ...
Platon nazarında ecnâs-ı mezkure 5'tir:
on= vücûd=l'etre,
tafton=ayniyet=l'identite,
eteron=gayriyet=l'altruite,
kinesis=hareket=le mouvement,
sitatis=sükun=le repos

"Mevcudâtın cümlesine haml ü isnâd olunabilen keyfiyât-ı umumiyye"

Aristo'da farklı yerlerde farklı anlamlarda kullanılmış
mekulat lisanın eşkâl-i umumiyyesidir
mekulat eşyanın en umumi ve en vasi taksimat ve tasnifatına verdiğimiz umumi isimlerdir
mekulat mevcûdât-ı hakikiyyenin bize arzettiği suver-i umumiyye'ye tahsis ettiğimiz tabirât-ı külliyyedir.
kendisi de tam teemmül etmemiş anlaşıldığı kadarıyla [Rıza Tevfik]
Açık bir anlam
mekulat varlığın en umumi görünüşleridir, kendi tatavvurât-ı umumiyyesinin ecnâs-ı âliyesidir.



İbn Sina Kategoriler (Özetin özetinin özeti)


يوجد في موضوع أو لا يوجد  =Mevcûd fî
يقال على موضوع أو لا يقال =mekûl alâ

şeyler
1. bir konuda bulunmaksızın  لافي CEVHERLER
bir konu üzerine yüklem olurlar على  TÜMEL
(tümel cevherler)
2. tikel arazlar لاعلى في 
3. tümel arazlar على في
4. tikel cevher لافي لاعلى


Tekil lafızlarla delalet edilebilen bütün tekil anlamlar şu on şeyden hâlî kalamaz.
-1. cevher
-9 araz.
Mevcud bu 10 kategoride tek anlamla söylenir ama söyleme 3 şekilde olur
-mevzuda mütevati
-mevzuda müttefik
-mevzuda müşekkek



-cevherler fî yoluyla arazların mevzuları alâ yoluyla küllîlerin mevzularıdır.

-şeyler varlıkta ve sübutta zihinde meydana gelmiş bir mefhumda ortaktır (98. prf)

-varlık cins değil

-vücud mahiyete zihinde veya dış dünyada eklenebilir

-10 kategori dışında kategori yok ama cins var.


-nitelik göreliliğe dahil mi tartışması
nitelik bi-z'zat (hakiki) göreli değil

şey 2 kategoriye 2 yönden dahil olabilir
bizzat
bilaraz

(cevher nitelik nicelik ve görelilik kategorileri tartışılıyor Aristo sonrasında 4'e indirilmiş kategori sayısının aslında 10 olduğunu ispatlanmaya çalışılıyor. Rıza Tevfik İbn Sina'da MekuIat'ın asIında 4 oIduğunu söyIüyor. Başka bir görüş de Cevher nicelik nitelik görelilik [bu 4 e indirgeniyor 10 kategori] dışında -fiil infial kategorisinin dahil olduğu- hareket kategorisi olduğu şeklinde [böyIece 5 kategori oIuyor cevher niceIik niteIik göreIiIik ve hareket].)

Mütekabiller
1. mahiyeti mukabiline kıyasla söylenen .baba oğul
2. mahiyeti başkasına kıyasla söylenmeyen.
  a. ya taraflardan birinden ötekine döndürülmeksizin konunun aynıyla yer değiştirmesi . hareket sükun
  b. ya da tersi lkaralığın yokluğu beyazlığın gerektirmiyor.
(zıt ve göreli aynı değil)

önce sonra, mahiyeti başkasına kıyasla söylenmez
zaman
doğa
mertebe
şeref

oluş bozuluş
büyüme solma
istihale intikal dönüşüm yer değiştirme

Farabi Kategoriler Kitabı - Kitabu Kategoryas ey el-Mekulat


[[[Sadece başIıkIar]]

10 en yüksek cinslerin=kategorilerin başlıkları

el-Kavl fi'l-cevher
el-Kavl fi'l-kemm
el-Kavl fi'l-keyfiyye
el-Kavl fi'l-idafe ve'l-mudaf
el-Kavl fi mekuleti metâ
el-Kavl fi mekuleti eyne
el-Kavl fi'l-vad'
el-Kavl fi mekuleti lehu
el-Kavl fi mekuleti en yenfaile
el-Kavl fi mekuleti en yef'ale

burdan sonraki başlıklar levahiku'l-mekulat'tan. [Kendileri kategori olmayıp kategorilerin anlaşılmasında bilinmesi gerekenler]
Levahikul mekulat;
el-mahmul ale'l-mecra't-tabii
el-mahmul ale gayri'l-mecra't-tabii
[bu ilk iki levahik in açıklaması yeni bir başlık altında değil 'el-kavl fi mekuleti en yef'ale içinde yapılıyor.]

el-Kavl fi ma'na ma huve bizzat ve ma huve bil araz.

el-Kavl fi'l-mütekabilat

el-Kavl fi'l-mütelazime

el-Kavl fi ma'na'l-mütekaddem ve'l-müteahhar

el-Kavl fi ma'na 'mean'


[[AyrıntıIardaki tartışmaIar anIaşıIabiIir geneI oIarak meseIa zaman bakımından mertebe bakımından önceIik in ne oIduğu koIayca anIaşıIabiIir. Değişim in aItı türü de oIuş bozuIuş büyüme soIma istihaIe intikaI farkIarı da anIaşıIabiIir. Kem Keyfe İzafet zaman mekan Ia iIgiIi temeI tartışmaIar da var ama KategoriIerin mantığını vermesi açısından bu kadarı şimdiIik yeterIi]]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder